İnternet 2016’yı Özlüyor; Peki İnsanlar Aslında Neyi Arıyor?

Algoritmalarla bölünmüş bir dünyada, 2016 nostaljisi modanın ve kültürün kaybettiği ortak hissi geri çağırmaya çalışıyor.

16.01.2026
İnternet 2016’yı Özlüyor; Peki İnsanlar Aslında Neyi Arıyor?

Fotoğraflar: Instagram / @kyliejenner

Sosyal medya mecralarında karar verildi: Bu yıl, 2016’ya geri dönülüyor. TikTok’ta geri dönüş videoları, Instagram’da VSCO filtreli fotoğraflar, Snapchat’in meşhur köpek filtresiyle çekilmiş anlamsız videolar ve 2010’ların hit şarkıları eşliğinde paylaşılan klipler… Çiçek taçlar, Pokémon Go, Musical.ly ve Ask.FM gibi kolektif internet anıları beklenmedik bir hızla geri dönüyor. Sosyal medyanın farklı köşelerinde dolaşan bu nostaljik dalga, 2016’ya duyulan özlemi gösteriyor.

Peki neden? 2016 benim için New York’ta geçirdiğim bir yazdan, Tame Impala dinlediğim bir dönemden, üniversiteye hazırlanmaya başlamamdan, 15 Temmuz’dan, kısacası umuttan ve umutsuzluktan ibaretti. Birçok kişi için 2016 internetin hâlâ eğlenceli, biraz daha spontane ve doğal olduğu son yıldı. Algoritmaların henüz her şeyi belirlemediği, akışların bu kadar steril ve hesaplı olmadığı bir dönemdi. Viralliğin hâlâ kolektif bir deneyim gibi hissettirdiği, herkesin aynı şakalara, aynı şarkıya, aynı ana aynı anda tepki verdiği bir zamandı.

2026’ya girmemizin hemen ardından yeni yılın ilk büyük trendi olarak ortaya çıkan bu “2016’ya dönüş” fikri, sosyal medyada romantize edilen bir geçmiş anlatısı yaratıyor. Met Gala ayna selfie’leri, Kylie Jenner lip kit’leri, üçgen bikiniler ve “en iyi yıl” ilan edilen bir dönem… Oysa 2016 Brexit, Trump’ın ilk başkanlığı, küresel krizler, terör saldırıları ve kaybedilen ikonlarla da hatırlanıyor. Bugün 2016’yı idealize edenler, o yılın politik gerçeklerine değil, kültürel ruhuna odaklanıyor.

Geçmişi romantize ederek bugünden kaçmaya çalışmak işe yarar mı? Sanmam. 2026’da dünya daha sakin veya daha umutlu değil, aksine daha parçalı. Kültür de aynı şekilde. Ortak deneyimler azalıyor, kolektif eğlence duygusu silikleşiyor. 2016’nın bugün bu kadar özlenmesinin sebebi de tam olarak bu: Son “kitlesel kültür” anı olarak hatırlanması.

Moda dünyası için bu aslında tanıdık bir döngü. Her sene 10 yıl geriye dönmeye alışığız. 90’lar, Y2K derken şimdi sıra 2010’larda. Ancak mesele, choker’ları ya da bomber ceketleri birebir geri getirmek değil. Mesele, o dönemin duygusunu anlamak.

2016 modası, merch’in gündelik stile sızdığı, slip elbiselerin tişörtlerle kombinlendiği, kadifenin ve kapüşonluların yükseldiği bir dönemdi. Kanye West’in merch’leri (ve Yeezy’ler) ya da Justin Bieber’ın turne hoodie’leri, modanın popüler kültürle nasıl iç içe geçebileceğinin erken örnekleriydi. Bugün bu yaklaşım çok alışıldık. Oasis’in Adidas işbirliği ya da “Marty Supreme” evreninde gelişen merch anları, bu fikrin artık 2026’da sıradan olduğunun göstergeleri.

Ancak geçmişten alınacak ders estetikten çok daha derin: Eğlence, özgünlük ve samimiyet özleniyor. Choker’lar belki geri dönmeyecek ama beden üzerinde taşınan, karakter katan aksesuarlar yeniden gündemde. Geçtiğimiz sene çantalara kayan odak bu sene bedene geçecek. Broşlar, saç aksesuarları, kişisel detaylar bu sezon ön planda. İnsanlar aynı görünmekten sıkıldı. Erkek modasında da bu kişisel dokunuşlara alan açılıyor.

Tüm bunlar modanın ince bir çizgide yürüdüğünü gösteriyor. Nostalji güçlü bir araç ama fazla tekrarlandığında yorucu. Sadece eskiyi yeniden üretmek, markaları yaratıcılıktan uzak ve tekrara düşmüş gösterecektir. Bugün ihtiyaç duyulan şey 2016’yı yeniden yaratmak değil, belki de onun ruhunu bugüne tercüme etmek. Çünkü özlenen şey sadece bir yıl değil. Özlenen, daha az cilalı, daha kolektif bir kültür hissi.

Belki de bu yüzden herkes yeni bir yıla girerken ileriye bakmak yerine geriye dönüyor. 2016 gerçekten harika bir yıl mıydı? Tartışılır. Fakat insanlar için umut duygusunun hâlâ mümkün göründüğü son anlardan biriydi belki de.

Belki de bütün bu nostaljinin sebebi bu. Bugünün hızlı dünya döngüsünde moda ve kültürün yeniden biraz özgün ve özgür olmasını diliyoruz.

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.