Boyadıkça çoğalan iyilik! İnanmayıp küçümsediler, hikayesi bir soruyla başladı

Gündüzleri sosyal medya pazarlama müdürü olarak kurumsal dünyanın yoğun temposuna ayak uyduran Nazlı Eylül Özdemir, akşamları bambaşka bir dünyaya adım atıyor. Dans pistinde ritimlere kendini bırakıyor, evinin balkonunda fırçasıyla hayallere dalıyor. Hayata biraz daha renk katma isteği, onun içindeki yaratıcılığı tetikliyor. Bu tutkusu, iki yakın arkadaşıyla birlikte yetişkinler için boyama kitapları markası kurma fikrinin de temelini attı.

12.10.2025
Boyadıkça çoğalan iyilik! İnanmayıp küçümsediler, hikayesi bir soruyla başladı

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr –Nazlı Eylül Özdemir, büyük küçük herkesin keyifle vakit geçirebilmesi için hobi amaçlı boyama kitapları markası Boyala’yı kurdu. Bunun yanında kurumsal bir şirkette sosyal medya pazarlama müdürü olarak çalışıyor. Yoğun iş temposunun yanı sıra amatör ama ciddi şekilde dansla ilgileniyor ve yarı profesyonel olma yolunda ilerliyor. Hayatının farklı dönemlerinde pek çok iniş çıkış yaşamış, kimi zaman parçalı bulutlu kimi zaman fırtınalı zamanlardan geçmiş biri olan Eylül, hem kişisel hem de profesyonel yolculuğunda önce kendine, ardından başkalarına iyi gelebilecek araçlar üretmeyi en büyük hedefi olarak görüyor.

‘KONSER PARASI BİRİKTİRMEK İÇİN SATIŞ ELEMANI OLDUM’

16 yaşında konser parası biriktirmek için satış elemanlığıyla başlayan iş hayatı, ardından büyük markalarla geçen yıllar… Tüm bu yolculuğun sonunda Eylül, hayatın griliğine renk katacak bir alan yaratmak istedi. “Büyük küçük herkes için hobi amaçlı boyama kitapları markası kurmam, bir yandan hayal, bir yandan ilham anının çarpışmasıyla oldu”dedi. 18 yaşında, üniversitede okurken staj yapmaya başlayan ve çalışma hayatını çok seven Eylül, “Hem ekonomik olarak durumumuzun iyi olmaması hem de bir an önce kendi ayaklarım üzerinde durma isteğim de çalışma hayatını sevmemde itici bir güç oldu. Daha sonra aynı kurum altında bir içerik editörü ilanı açıldı ve hemen başvurdum. İşe girdim ve bir daha çalışmayı hiç bırakmadım. Kariyerimin büyük bir bölümünü reklam ajanslarında farklı pozisyonlarda büyük firmalarla çalışarak geçirdim. 2 buçuk senedir de kurumsal hayattayım” diye konuştu.

KENDİNE SORDUĞU TEK SORUYLA 4 AYDA MARKASINI KURDU

Büyükler için boyama kitabı konseptinin aslında yurt dışında oldukça yaygın olduğunu dile getiren Eylül Özdemir, “Çok büyük markalar ve oldukça fazla seçenek var ve bu hobi insanları bir araya getiren bir topluluk yaratmış durumda. Türkiye’de de yeni gelişen bir hobi alanı ve çok fazla alternatif ürün olan bir alan değil. Hepimizin bir araya gelip, günlük hayatın kaosundan uzaklaşarak, içimizdeki çocuksu veya kreatif tarafla yakınlaşarak vakit geçirmeye çok ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için böyle bir marka kurmaya karar verdim” diyerek şunları söyledi:

“Bir ilham anının ve kendi işinin sahibi olma hayalinin aynı anda çarpışması sonucu, bir anda ortaya çıktı. Ben özellikle dans ve müzik alanlarıyla küçüklüğümden beri çok ilgiliyim fakat resim, çizim, boyalar dünyası bana hep çok uzaktı. Geçen sene yurt dışında yaşayan arkadaşlarımdan birini ziyaret ederken beraber boyama kitapları aldık ve boyama yaparak çok keyifli bir akşam geçirdik. Daha sonra ben biraz yetişkinler için boyama malzemelerini araştırmaya ve farklı kalemler edinmeye başladım. Malzemelerim çoğaldıkça boyama yapmak benim için hem inanılmaz kafa rahatlatan hem de yaratıcılığımı besleyen bir alan haline gelmeye başladı. Türkiye’de benzer kitaplar aradım fakat istediğim çizim stilinde kitap bulamadım, yurt dışı siparişleri hem pahalıydı hem de bazıları gümrükte takılarak gelmedi. Tüm bunların üzerinde bir akşam ‘Ben neden bir boyama kitabı markası kurmayayım ki?’ dedim ve 4 ay süren çok çok yoğun bir tempo sonucu geçen ağustos ayı itibarıyla satışa başladık.”

 ‘3 KADIN ARKADAŞ OLARAK MARKA KURMAMIZ GURUR VERİCİ’

“Hem iş temposu hem de hayat temposu oldukça yoğun biri olarak planladığımdan çok daha ağır bir yük altında buldum kendimi ve ne kadar keyifli olursa olsun bir o kadar da yıpratıcı bir 4 ay geçirdim”Âdiyen genç girişimci Eylül, “Dinlenmeye ayırdığım zamanların çoğunda çalıştım. Sonucu çok güzel oldu fakat hem fiziksel hem psikolojik olarak yönetmesi oldukça zor bir süreçti. Geçmişe dönüp kendime bir tavsiye verebilecek olsam ‘En az 6-8 ay arası bir çalışma süresi belirle ve iş, hayat , yeni iş kurma dengeni buna göre düzenle’ derdim. Neyse ki işi kurmaya karar verdiğimde tasarım ve tüm operasyon için bana destek olacak iki çok yetenekli arkadaşımla konuşarak bu işe girdim. Melisa, Bengü ve Sena kurucu arkadaşlarım, aynı zamanda Boyala’nın ortaklarından. Üç kadın arkadaş olarak bir marka kurmuş olmamız ayrıca gurur ve mutluluk verici. En büyük amaçlarımızdan biri başka kadınlara da bu alanda naçizane ilham olabilmek” bilgisini paylaştı.

“Biz lokal hissiyata çok değer veriyoruz. Burada beraber yaşıyoruz ve aslında dertlerimiz, mutluluklarımız, hassasiyetlerimiz ortak”Âdiyen Nazlı Eylül Özdemir, “Günümüzde insanlığı birbirinden uzaklaştıran çok fazla şey var. İlk 2 kitap temamızı belirlerken de aslında bu iç görüden ortaya çıktık. İlk kitabımız ‘Kız Neşesi’. Bu kitabı kadınların hayatlarını kutlamak için oluşturduk. Çünkü hepimiz çok değerliyiz ve hayatlarımızı değersizleştiren, küçülten her şeye rağmen, dilediğimiz gibi özgürce yaşamaya devam edeceğiz. ‘Kız Neşesi’ kitabımızın aylık gelirinin yüzde 5’i her ay ihtiyaç sahibi kız çocuklarına gidiyor. İkinci kitabımız ‘Canım Hayvanlar’. Bu kitabımız da hayvanların acısız ve özgürce yaşamasını dileyerek tasarlandı. Aylık gelirinin yüzde 5’i de her ay Çak Bi Pati Derneği’ne bağışlanacak. Her kitabımız mutlaka ortak bir dileği yansıtacak ve ufakta olsa temasına uygun bir alana fayda sağlayacak. Çünkü biz beraber kazanmaya, beraber iyi olmaya inanıyoruz. Herkes birbirinin elinden tutabildiği kadar tutmalı” ifadelerine yer verdi.

‘KEDİLERİ PEMBE Mİ BOYASAM GİBİ ŞEYLER DÜŞÜNÜYORUM’

Büyükler için boyama kitapları markası kurmalarının en temel amacının, gitgide grileşen hayatlarımıza biraz renk katmak ve dinlendirici bir mola aracı yaratmak olduğunu söyleyen Eylül, “İkinci büyük amacımız da bir araya gelebileceğimiz etkinlikler düzenlemekti. Bu alana ‘BoyalaClub’ ismini verdik ve ilk buluşmamızı gerçekleştirdik. 2-3 saat boyunca, 20-25 kişi bir araya gelerek boyama yaptık, müzik dinledik, herkes bir şeyler getirdi, yedik, içtik muhabbet ettik ve sanki hep beraber anaokulu faaliyet saatimizdeymiş gibi yetişkin hayatına tatlı bir mola verdik” diyerek tecrübelerini paylaştı:

“Yoğun bir hayatı olan, yaşadığı dünyaya ve insanlara karşı sorumluluk bilinci yüksek biri olarak yıpranmama neden olan çok fazla detayla mücadele ediyorum. Bazen fırtınalar içinden çıkması çok zor hale geliyor ve kafamı tamamen uzaklaştıracak bir şeylere ihtiyaç duyuyorum. Son 1 senedir bana en iyi gelen şey telefonumu içeride bırakıp balkonumda boyama yapmak oldu. Boyama yaparken sadece ‘Kıyafetler ne renk olmalı? Kedileri pembe mi boyasam? Bence pofidik pembe kedilerin olduğu bir dünya tatlı olur. Kızların saçları ne renk olsa?’ gibi şeyler düşünüyorum ve hepsinin kararını vermek de benim elimde. Bu bana çok basit bir yerden büyük mutluluk ve rahatlama sağlıyor. Pikniğimize katılan terapist bir arkadaşımızla da konuştuk, kendisi de ne kadar rahatlatıcı bir etkisi olduğundan bahsetti. Hatta ilerleyen zamanlarda sanat terapisi alanında çalışan kişilerle de beraber bir şeyler yapmak çok istiyoruz.”

‘İŞ FİKRİMİZİ DUYDUĞUNDA BİZİ KÜÇÜMSEYENLER DE OLDU’

“Çevremizden genelde destekleyici tepkiler alıyoruz, bazı iş arkadaşlarım ve özellikle direktörümden de çok destekleyici yorumlar aldım” diyen girişimci Eylül, “Tabii konsepti henüz anlamayan da çok kişi oldu, en azından bir tebrik beklediğim ama etmeyen kişiler de oldu. Ne kadar insana iyi gelebilecek ve değerli bir iş alanı oluşturduğumuz zamanla daha iyi anlaşılacak ve daha da desteklenecek diye umuyorum” dedi.

Boyama kitabı sürecinde en çok zorlandıkları alanı, “Üç kadının kuracağı boyama kitabı markasına tedarikçilerimizi inandırma aşamasıydı en zoru. Ben kendi iş zekama, disiplinime ve ekibimin yaratıcı yeteneklerine sonsuz güveniyorum. Biz ekipçe yapabileceğimiz en kaliteli ürünleri yapmak istedik. Çünkü boyama yaparken kağıt kalitesi, kitabın ciltlemesi hepsi çok önemli. Bir sürü matbaayla görüştük, bir sürü kağıt numunesi denedik, en az 5-6 tane numune yaptık. Bu süreçte bazı kişiler iş fikrimizi duyduğunda bizi küçümsedi veya böyle bir işin tutmayacağını, boşa uğraştığımızı söylediler. Bize inanan bir üretici bulana kadarki süreç epey yıpratıcıydı” ifadeleriyle anlattı. 

‘KENDİMLE DAHA DA GURUR DUYUYORUM’

“Hayatımın her alanında kendimle gurur duymama neden olacak şeyler yapmaya çalışan biriyim”Âdiyen Eylül Özdemir, “Tüm hayallerimi gerçekleştirmek için çok çalışırım. ‘Boyala’ benim son 3-4 senedir kendime yaptığım kişisel gelişim yatırımının bir ödülü gibi oldu. Upuzun bir maraton sonunda, göğsümün bitiş kurdelesine değmesi gibi bir durum oluşturdu içimde. Tamamen bana ait bir işimin olması içimde biraz bildiğim ama henüz keşfetmediğim çok güzel alanları deneyimlememe neden oldu. Hayatımda daha da mutluyum, kendimle daha da gururluyum, biraz yoruldum ama değdi” diyerek sözlerini şöyle noktaladı:

“Özellikle kadınların hayatlarına biçilen sınırlar çok keskin. Bizlere biçilen rollerin haricinde kurduğumuz hayallere tutunmak bence çok kıymetli. Böyle bir hayali olan varsa -mantık süzgecinden de geçirerek- bu hayale ve kendine inanmasını tavsiye ederim. Hevesimizi kıracak çok fazla dış etken varken kendimize ısrarla inanmamız gerekiyor.”

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.