Memleketi kim kurdu?
Yusuf Ziya Bahadınlı’nın geçen yılki vefatının ardından yeniden basılan kitabı “Gemileri Yakmak” bu toprakların hangi ellerle kurulduğuna dair güçlü bir anlatı sunuyor. Yazılama Yayınevi tarafından okurla buluşturulan eser, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecine uzanırken tarihsel olayları kuru bir kronolojiye dönüştürmek yerine insan hikâyeleri üzerinden anlatmayı seçiyor.

MELİSA VARDAL – Bahadınlı, ulusal kurtuluş mücadelesinin yalnızca büyük komutanların ve resmî tarihin sayfalarında yer alan isimlerin değil kentlerini-ülkesini savunan işçilerin, yoksulların yani halkın ve adsız kahramanların omuzlarında yükseldiğini hatırlatıyor. Romanın merkezinde Antep var. Bir tarafta Fransız işgaline karşı toprağını savunmak için mücadele edenler, diğer tarafta işgalcileri ağırlayanlar ve onlarla aynı sofrada duranlar. Bahadınlı, bu iki dünya arasında keskin bir karşılaştırma kurarken yalnızca savaş yıllarını değil, savaş sonrasını da sorguluyor. Çünkü roman ilerledikçe ortaya acı bir tablo çıkıyor… Memleket için mücadele veren halkın çocuklarına bu toprakların zenginlikleri değil, yeniden yoksulluk miras kalıyor. Okur, bu hikâyeyi Memo ve onun ailesi üzerinden takip ediyor. Antep hattında süren ulusal kurtuluş mücadelesi içinde Memo’nun babası Musdo’nun ayak izleri belirirken yıllar sonra Memo’yla başka bir dönemin kapısı aralanıyor. Antep’in bıçkın delikanlılarından biri olarak karşımıza çıkan karakterin dönüşümüne tanıklık ederken aynı zamanda bir memleketi anlamanın hikâyesi de kuruluyor. Kurguyla tarihsel gerçekliği iç içe geçiren “Gemileri Yakmak”, Antep’in belleğinde yaşayan yiğit insanları yeniden hatırlatırken şu soruyu ardında bırakıyor: Bu memleketi kuranlar kimlerdi ve bu topraklar uğruna mücadele edenlerin hikâyeleri neden tarihin kenarına itildi?









