Bolşoy Tiyatrosu, İstanbul seyircisiyle buluşuyor

Dünyanın en köklü bale topluluklarından Bolşoy Tiyatrosu, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında ilk kez İstanbul’a konuk oluyor. Tiyatro, AKM’de “Romeo ve Juliet” ile “Kuğu Gölü”nü sahneleyecek

25.09.2025
Bolşoy Tiyatrosu, İstanbul seyircisiyle buluşuyor

Dünyanın en saygın bale topluluklarından Bolşoy Tiyatrosu, tarihinde ilk kez İstanbul’a geliyor. İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında AKM’nin görkemli sahnesinde ağırlanacak topluluk, dört akşam boyunca sahne sanatlarının zirvesi kabul edilen iki başyapıtı, “Romeo ve Juliet” ile “Kuğu Gölü”nü seyirciyle buluşturacak. 26-27 Eylül’de Prokofyev’in unutulmaz müzikleriyle Shakespeare’in trajedisi “Romeo ve Juliet”,  29-30 Eylül’de ise Çaykovski’nin “Kuğu Gölü” balesi AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda hayat bulacak.

Yaklaşık 350 kişilik dev kadrosuyla İstanbul’a gelecek Bolşoy Tiyatrosu, yalnızca bir bale topluluğu değil, aynı zamanda 1776’dan bu yana Rusya’nın kültürel belleğini taşıyan bir ekip. Yüzyıllar boyunca sahnelediği eserlerle hem ulusal kimliğin hem de dünya sahne sanatlarının en önemli sembollerinden biri olan topluluk sahnedeki ihtişamı ve sahip olduğu tarihsel mirasla dünyanın dört bir yanında “sanatın mabedi” olarak anılıyor. Bugün Moskova’daki görkemli binasında kapalı gişe temsiller sunan ve Avrupa’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyadada turneleriyle tanınan Bolşoy’un estetik çizgisini belirleyen sanat direktörü Makhar Vaziev, topluluğun klasik bale konusundaki küresel ününü sahiplenirken aynı zamanda her temsile yeni bir ruh kattıklarını vurguluyor. Vaziev bu yaklaşımı şu sözlerle özetliyor: “Değerli olanı korumamız gerekiyor ama biz bir müze değiliz. Bu yaşayan bir sanat formu. Yeni nesillere aktarırken onu yeniden canlandırmalıyız.” Vaziev’in bu sözleri, Bolşoy’un disiplin ve yeniliği birleştirerek dünya çapında tanınmasının nedenini açıkça ortaya koyuyor.

Klasik eserlere çağdaş bir soluk katabilen topluluğun İstanbul programında, Shakespeare’in yasak aşk hikâyesini büyülü bir bale estetiğine taşıyan “Romeo ve Juliet”in yanı sıra sahne tarihinin en çok oynanan eserlerinden “Kuğu Gölü” yer alıyor. İlk kez 1940’ta sahnelenen “Romeo ve Juliet”, Sovyet balesinin altın çağına imza atan Leonid Lavrovski’nin koreografisiyle bale tarihine damga vurmuş, dramatik anlatımı ve tarihî göndermeleriyle sanatçılar için hâlâ en özel başyapıtlardan biri olmayı sürdürüyor. “Kuğu Gölü” ise Çaykovski’nin Bolşoy için bestelediği ilk bale. “Kuğu Gölü”, masumiyet ve ihtirasın karşıtlığını sahneye taşıyan Odette/Odile ikilisiyle bale tarihinde eşsiz bir yere sahip.

‘Beyaz Kuğu daha zor’

“Kuğu Gölü”nde başrolü üstlenerek Odette/Odile ikilisini canlandıran Bolşoy’un prima balerini Svetlana Zakharova, yıllardır dünyanın en saygın sahnelerinde izleyici karşısına çıkıyor. Zakharova, rolün zorluğunu şu sözlerle özetliyor: “Teknik olarak Odile daha rahat. 32 fouetté dans etmek en zor şey gibi görünebilir, ama teknik olarak Beyaz Kuğu daha zor”. İstanbul’daki temsillerde başdansçı Artemy Belyakov, Egor Gerashchenko, Elizaveta Kokoreva, Alyona Kovalyova, Denis Savin ve Yulia Stepanova da sahnede olacak. Bolşoy’un orkestrası da AKM’de gösterimlerde yer alacak. Şef Anton Grishanin yönetimindeki topluluk, Prokofyev ve Çaykovski’nin eserlerini İstanbul akustiğinde seslendirecek. Rusya’nın en eski orkestralarından biri olan bu topluluk, uluslararası ödüllü sanatçılarıyla dünyanın en seçkin senfoni orkestraları arasında gösteriliyor.

ETİKETLER: , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.