Boşluğu gördü, 24 yaşında patron oldu! Ailesi oyun sanmış: ‘Tekne kiralamak aslında ucuz’
Lisede yaptığı organizasyondan ilham alarak girişimci oldu. ‘Olmaz, deli misin’ diyenlere inat hem çok çalıştı hem de inandı. Ailesi bilgisayarda oyun oynadığını zannederken Mert Güler 24 yaşında yüzlerce tekneyi bir araya getireceği o platformu kurdu. “Arkadaşlarım en az 4 bin dolar maaş alıyorlardı. Ben ise bilgisayarda girişim kurmaya çalışıyordum” diyen Mert ile genç yaştaki yatırımını ve başarılı girişimini anlattı.

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr –Mert Güler (26), Üsküdarlı esnaf bir ailenin en büyük çocuğu ve ‘Teknevia’ ile ‘Ismarlıyo’ girişimlerinin kurucusu. 1999 doğumlu Güler, lise yıllarında tekne organizasyonları yapmayı sevdiği için İTÜ Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliğini tercih etti. Mert, üniversiteye geçince yapmak istediği mesleğin bu olmadığını, İstanbul Boğazı’nda tekne organizasyonu yapmakla uzun yol tekne kaptanlığının aynı olmadığını anladı. Böylece girişimciliğe olan ilgisini fark etti.

‘LİSELERDE TEKNECİ MERT OLARAK ANILMAYA BAŞLADIM’
Lise yıllarında Üsküdar Öğrenci Temsilciliği yapan Mert Güler, “Bu sayede liseler arasında tanınan birisiydim. Lisede sosyal birçok faaliyet yapıyorduk. O zamanlar arkadaşlarımla bir tekne partisi organize etme fikri aklımıza geldi. İstanbul Boğazı’nın en büyük taşımacılık firmasına gittim, aklımda olan fikri anlattım. Bana teknelerinin bu tip organizasyonlar için uygun olmadığını söylediler. Çünkü yolcu teknelerinde pist, ışıklandırma, ses sistemi gibi şeyler yoktu. Beni Mustafa Kaptan adlı biriyle tanıştırdılar. Mustafa Kaptan’a organizasyon fikrini anlattım. Güzel bir pazarlık yaptık ve anlaştık. Anlaştık ama herhangi bir güvence ortada yoktu. ‘Organizasyon günü ya tekne gelmezse, ya mağdur olursak’ diye düşünmüştüm. Yapana kadar da her gün gidip tekne yerinde mi yoksa kaçtı mı diye kontrol ediyordum. Sonra tekne partisini yaptık. Oldukça güzel geçti. Ben bu partilerin sayısını artırdım. İsmim liselerde ‘Tekneci Mert’ olarak anılmaya başladı. Bu olay benim sektörde boşluğu fark etmemi sağladı” bilgisini paylaştı.
‘ARKADAŞLARIM 4 BİN DOLAR MAAŞ ALIRKEN İŞ KURMAYA ÇALIŞIYORDUM’
Üniversite tercihinde denizleri ve tekneleri sevdiği için İTÜ Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliğini tercih eden Mert, “Ancak üniversitede beklediğim gibi değildi. Esnaf çocuğu olarak yetiştiğim için daha özgür ve rahat büyüdüm. Bilmeyenler varsa bizim fakülte oldukça askeri nizam bir okuldur. Çok farklı kurallar vardır. Bu durum bana ters geldi. 3. sınıfta gemide uzun stajımız oluyordu. Ben gemiye çıktım. Teknede inanılmaz garip bir ortam var. Vinçler, konteynerler aynı şantiye ortamı. Fas’a doğru gidiyoruz. Aradan bir hafta geçti geminin balkonundan etrafa bakıyorum. Etraf sadece mavi, görünen hiçbir şey yok. O an ‘Ben bu işi yapmam’ dedim. Teknevia için çalışmaya karar verdim” diyerek girişimciliğe attığı adımı şöyle anlattı:
“En büyük zorluk ailemi ikna etmek oldu diyebilirim. Çünkü bütün arkadaşlarım gemiye çıkmış. En az 4 bin dolar maaş alıyorlar. Ben ise mezun olup bilgisayarda girişim kurmaya çalışıyordum. Onların gözünde bilgisayarda oyun oynuyorum hatta. Babam bir gün beni karşısına aldı. ‘Oğlum sen ne yapıyorsun?’ dedi. Ben de ‘Tekne kiralama platformu kurmak istiyorum. Onun için çalışıyorum’ dedim. Babam ‘Kaç kişi tekne kiralayacak?’ dedi. Bu konuşma mayıs ayında gerçekleşti. Ben babamdan eylül ayına kadar süre istedim. Eğer istediğim gibi işi kuramazsam gemiye çıkacaktım. Sonra yaptığımız bazı reklam çalışmalarından çok güzel geri dönüşler oldu. Eylül ayında tekneye gitmedim. Yaşadığım en büyük zorluk bu oldu diyebilirim.”

‘TEKNE KİRALAMAK SANILANDAN DAHA UCUZ’
Bütün tekne sahiplerini referans ile platforma aldıklarına dikkat çeken Mert, “Hizmetine ve teknesine güvenmediğimiz tekneleri almıyoruz. Aynı şekilde müşteri ve tekne kaptanı arasında sorun çıkmasını engellemek adına iki tarafa da her şeyi şeffaf bir şekilde iletiyoruz. Müşteriler bizden tekne kiraladığında mağduriyet yaşamayacaklarını biliyor. Aslında saatlik kiralama modeli uzun bir süredir İstanbul Boğazı’nda mevcut ancak bu sektör fiyatların belli olmadığı bir sektördü. Bizim sektörde yaptığımız en büyük değişim bu fiyatları şeffaf bir şekilde göstermemiz oldu. Böyle olunca aslında tekne kiralamanın sanıldığından daha ucuz olduğunu görmüş oldu insanlar.Tabii biz sadece saatlik kiralamaya değil günlük-haftalık konaklamalı turlara da aracılık etmek istiyoruz. Özellikle Ege ve Akdeniz limanlarında bu turlar yapılıyor. Bu sene ve önümüzdeki sene bu alana odaklanacağız” diyerek şunları söyledi:
“Kullanıcı deneyimi çok önemli. Bizim olaya bakışımız şöyle: Herkesin uygulamaya girip tekne limanı, saati ve hizmetini seçip rezervasyon yapabilmesini istiyoruz. Bu yönde çalışmalar ve iyileştirmeler yapıyoruz. Tekne kiralama sürecini oldukça basitleştirip bunu uygulamaya aktarıyoruz. Ben bunu şöyle tarif ediyorum: Bir mağazanız var. Müşteri mağazanıza geliyor ama karmaşadan istediği ürünü bulamıyor veya satış temsilcinizin nerede olduğunu bilmiyor hatta kasayı bulamıyor. Bu karmaşık mağazada müşterinin yaşadığı sorunların aynısını kullanıcı uygulamada da yaşayabilir. Bu yüzden uygulamanızı bir mağaza dizayn eder gibi yapmanız gerekli.”
Müşterilerinin büyük bir çoğunluğunun yerli müşteriler olduğunu dile getiren Mert, “Yabancı müşteriler de azımsanacak kadar az değil. Bu nedenle farklı dillerde reklam çalışmalarımız oluyor. Aslında yola çıktığımızda ilk hedefimiz yerli kullanıcılardı. Tekne kiralamanın uygun fiyatlı aktivite arayanlara hitap ettiğini anlatarak başladık. Daha sonra özel günler içinde yani doğum günü, bekarlığa veda veya kutlamalar için de uygun olduğunu reklam çalışmalarımızda anlattık. Hedef kitlemiz değişti diyemem ama sürekli yeni reklam çalışmaları deneyerek farklı kitleleri de reklamlarımız ile buluşturduk” ifadelerine yer verdi.

’10 YIL SONRASINA ÇALIŞIP ZENGİNLERE YETİŞEYİM’
İşin sezonluk bir iş olduğuna dikkat çeken Mert Güler, “Kış aylarında tekne rezervasyonları 10’da 1’i seviyelere hatta bazen daha aza düşüyor. Bu yazın kazandığınızı kışın yemek oluyor. Ayrıca bir teknoloji işi yaptığınız zaman çok farklı maliyetleriniz oluyor. Yani diğer sezonluk işlerden yola çıkarsak, otelcilik alanında sezonluk çalışan biri kısa bir eğitimle yaz sezonunda çalışabiliyor. Ancak yetenekli bir yazılımcının eğitimi daha uzun sürüyor”ifadelerini kullandı.
Girişimcilik sektöründe ilham aldığı biri olup olmadığını sorduğumuz Mert, “Tabii dünyada onlarca hikâye var. Her hikâyede yeni şeyler öğreniyorum. Örneğin Jack Ma’nın şöyle bir sözünü hatırlıyorum: ‘Ben fakirdim. Zenginlere baktım. Nasıl yetişebileceğimi düşündüm. İki işte bile çalışsam hayatım boyunca onlara yetişemeyeceğimi fark ettim. O zaman ben 10 yıl sonrasına çalışayım. 10 yıl sonra zenginlere yetişeyim.’ Bu söz ilk başladığım dönemlerde beni etkilemişti” diyerek ve gençlere girişimcilikle ilgili tavsiyeleriyle bulundu:
“Öncelikle kendinizi çok iyi tanımalısınız. Kendi güçlü ve zayıf yanlarınızı bilmelisiniz. Kuracağınız ekip sizin zayıf yanlarınızı kapatmalı. Denizcilik alanında dijitalleşmemiş çok fazla alan var. Buralarda sektörü tanıyıp fırsatları görmeli bence iş kurmak isteyenler. Yapmak istediğiniz iş bir teknoloji işi ise ama yazılım bilmiyorsanız gidip kendinize güvenilir bir yazılımcı arkadaş ve ortak bulun. Eğer yazılımcıysanız ve bir fikriniz varsa tuttuğunu koparan, yetenekli sizin zaman ayıramayacağınız kısımlarda etki sağlayabilecek bir arkadaş veya ortak bulun.”









