Sevmenin kıyısında bedenin hafızası

Mehtap Baydu, Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisinde “Seni Sevmek Çok Zor!” diyor. Arter’deki sergi arzunun doğasında bulunan mesafe ve gerilim kavramlarını odağına alıyor

03.05.2026
Sevmenin kıyısında bedenin hafızası

SERAY ŞAHİNLER –Modern çağın çıkmazlarını sıralamaya kalksak, buradan dünyanın dört yanına uzanan bir yol açılır: Sevgisizlik, köksüzlük, nefessiz kalış, bencillik, umarsızlık, hafızasızlık… Tüm bu başlıklar, yalnızca bireysel krizlerin değil, aynı zamanda çağın ruhuna sinmiş derin bir yön kaybının ve kopuş hâlinin izlerini taşır. Sanatçı Mehtap Baydu, Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi “Seni Sevmek Çok Zor!”da bu sorunlar etrafında geziyor.

Arter’de izleyiciyle buluşan sergi, performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecralar arasında kurduğu geçişlerle bilinen Baydu’nun, beden ile nesne arasında kurduğu özgün hâli takip ediyor. Buradaki anlatı yalnızca görsel bir seyir değil, deneyimin ve duyusal sürecin takipçisi.

Mesafe ve gerilim

Arter’in 1. katında yer alan sergide sanatçının kişisel belleğinden beslenen anlatılar, farklı kimliklere bürünerek ve insan dışı unsurlarla temas kurarak yeniden şekilleniyor.

Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, arzunun doğasında bulunan mesafe ve gerilim kavramlarını odağına alıyor. Baydu’nun pratiğinde önemli bir yer tutan kalıp alma süreci, bu bağlamda hem yakınlığı hem de yokluğu aynı anda düşündürüyor. Sergideki eserler; çoğaltma, parçalama ve iz bırakma gibi yöntemlerle şekillenen kolektif bir beden fikrini öne çıkarıyor. Bazen bir kadının gelinlik ayakkabısı bazen kumaş parçalar bazen fotoğraflar ve uzuvlar.

Serginin mekânsal kurgusu da dikkat çekici. Sanatçının seramikten bronza, kumaştan cama uzanan farklı malzemelerle ürettiği işler; bu üretim süreçlerine ait performatif izlerle birlikte sunuluyor. Böylece her bir eser, zamansal ve maddi olarak çoğul anlam katmanlarıyla izleyiciye ulaşıyor.

‘Omurga Sütunu’

Serginin öne çıkan işlerinden biri ise, galerinin tam ortasında konuşlanan “Wirbelsäule (Omurga Sütunu)”, Bu eser, sanatçının kendi bedeninden aldığı kalıpların bir araya getirilmesiyle oluşturulan dört metre yüksekliğinde oldukça etkileyici bir çalışma. “Omurga Sütunu”, yıkım ve yeniden inşa kavramları üzerinden geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurarken; dayanıklılık ile kırılganlık arasındaki gerilimi de görünür kılıyor. Bireysel olanın toplumsal olanla ne denli geçişken olduğunu hatırlatıyor.

Baydu’nun 2025 yılında The Watermill Center’daki misafir sanatçı programı kapsamında gerçekleştirdiği performansa dayanan “Burulma” adlı video eseri de sergide yer alıyor. Orman ortamında çekilen bu çalışma, insan ile doğa, beden ile çevre arasındaki sınırları sorguluyor. Video, sanatçının aynı mekânda karşılaştığı bir ağaç dalından yola çıkarak ürettiği “Bir Ağaç ile Deri Alıp Verme” yerleştirmesiyle de ilişki kuruyor.

‘Nefessiz kalışımıza atfen’

Sergi kapsamında sanatçının “Nefes (Atem)” başlıklı performansı da Arter’de izlenebiliyor. Baydu’nun 2019’da Berlin’de kamusal alana açılan vitrinli bir mekânda gerçekleştirdiği “Nefes (Atem)”, sıkışmışlık ve boşluk gibi anlam katmanlarını buluşturuyor. İlk performansı basın buluşmasında gerçekleştiren sanatçı, eserin icrasına ayrılan alanın hacmiyle birebir aynı ölçülerde üretilen bir balona üfleyerek görünmez nefesine somut bir varlık kazandırıyor. 20 günde tamamlanacak performansta Baydu’nun şişireceği balon performans mekânını bütünüyle kaplayana dek sürecek ve izleyiciler o anları camlı bölmenin ardından takip edebilecek.

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.