Yemeklerde yağı tamamen kesmek gerçekten doğru mu? Zayıflatıyor sanıldı ama…
Sosyal medyada yayılan yeni bir yemek trendi, sağlıklı beslenme rutini oluşturmak isteyen birçok kişinin ilgisini çekiyor. Bu akımda yemekler yağ, tereyağı ya da klasik pişirme yağları kullanılmadan hazırlanıyor. Sebzeler, tavuk, balık ve hatta et ürünleri yalnızca suyla ya da sebzelerin kendi suyuyla pişiriliyor. İlk bakışta daha hafif, daha temiz ve daha fit bir yöntem gibi görünse de uzmanlara göre işin perde arkası sanıldığı kadar basit değil.


Özellikle kısa sürede kilo vermek isteyen kullanıcılar arasında popülerleşen bu yöntem, TikTok ve Instagram videolarıyla milyonlara ulaştı. Tencerenin içine doğranmış sebzeler, protein kaynakları ve baharatlar ekleniyor. Ardından sadece az miktarda su konularak yemek pişiriliyor. Ortaya çorba ile sulu yemek arasında kalan hafif bir tabak çıkıyor. Pek çok kişi bunu ‘düşük kalorili mucize öğün’ olarak tanıtıyor.

Uzman Destini Moody, yağın özellikle A, D, E ve K vitaminlerinin emilimi için gerekli olduğunu belirtiyor. Bu vitaminler yağda çözünen vitaminler arasında yer alıyor. Yani tabağınızda hiç yağ yoksa, sebze ağırlıklı ve sağlıklı görünen bir öğünden bile beklediğiniz faydayı tam olarak alamayabilirsiniz. Moody, yağsız salatanın sağlıklı göründüğünü ancak birkaç damla zeytinyağı ile çok daha işlevsel hale geldiğini vurguladı.

Bu nedenle yalnızca kaloriyi azaltmaya odaklanmak çoğu zaman eksik bir yaklaşım oluyor. Bir öğünün hafif olması tek başına sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor. Vücudun besinleri kullanabilmesi ve uzun süre tok kalabilmesi için dengeli içeriğe ihtiyaç var. Protein, lif ve sağlıklı yağ birlikteliği burada büyük önem taşıyor.

Uzmanların dikkat çektiği bir diğer konu ise tokluk hissi. Çok düşük yağlı yemekler mideyi kısa süre doldursa da çoğu zaman çabuk sindiriliyor. Sonuç olarak kişi kısa süre sonra yeniden acıkıyor. Bu da gün içinde paketli atıştırmalıklara, şekerli ürünlere ya da fast food seçimlerine yönelmeyi kolaylaştırabiliyor.

Birçok diyetisyen, gün boyunca kontrolsüz atıştırmanın çoğu zaman ana öğünde aşırı kısıtlamadan kaynaklandığını söylüyor. Yani öğlen tamamen yağsız ve yetersiz bir tabak yemek, akşam saatlerinde daha büyük kaçamaklara yol açabiliyor. Kilo verme hedefiyle başlayan süreç bazen tam tersine dönebiliyor.

Beslenme uzmanı Belle Amatt da meselenin yağ kullanıp kullanmamak olmadığını, yağı doğru seçmek ve doğru miktarda kullanmak olduğunu belirtti. Amatt, farklı yağların farklı pişirme sıcaklıklarına uygun olduğunu söyledi. Örneğin sızma zeytinyağı orta sıcaklıklarda iyi bir tercih olurken, çok yüksek ısıda uzun süre tekrar tekrar kullanılan yağlar istenmeyen bileşikler oluşturabiliyor.

Uzmanlara göre sorun çoğu zaman yağın kendisi değil, yanlış kullanım şekli oluyor. Defalarca ısıtılan yağlar ya da kontrolsüz kızartmalar sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Bu nedenle tüm yağları suçlamak yerine pişirme yöntemini gözden geçirmek daha mantıklı.

Şef Dean Harper ise işin lezzet tarafına dikkat çekiyor. Harper, yağın yalnızca tat vermediğini, aromaları taşıdığını ve yemeğin daha dengeli hissettirmesine yardımcı olduğunu söyledi. Kendisine göre yağ tamamen çıkarıldığında sebzeler daha canlı kalabilir ancak birçok yemekte derinlik hissi azalabiliyor.









