Sınav stresi için kanlı gözyaşı döktü! Doktorları şok eden vaka
Sınav dönemi yaklaşırken hepimiz stresin farklı yüzleriyle karşılaşırız. Kiminin uykuları kaçar, kiminin iştahı kesilir, kiminin de kalbi yerinden çıkacak gibi çarpar. Ancak Hindistan’da yaşayan 11 yaşındaki bir erkek çocuğunun yaşadıkları, stresin insan vücudunda ne kadar akıl almaz ve korkutucu boyutlara ulaşabileceğini tüm dünyaya gösterdi.


Genç çocuk, okul stresi ve ailesinin yüksek başarı beklentisi yüzünden kelimenin tam anlamıyla kanlı gözyaşları döktü. Bu durum sadece ailesini değil, onu muayene eden deneyimli doktorları bile büyük bir şoka uğrattı.

Her şey sıradan bir okul döneminde, çocuğun gözlerinden, burnundan ve kulaklarından birdenbire kan gelmesiyle başladı. Yaklaşık bir ay boyunca devam eden bu gizemli kanama nöbetleri üzerine panikleyen aile, çocuklarını hemen hastaneye götürdü. Garip olan ise şuydu ki, bu korkunç manzara yaşanırken çocuk hiçbir acı veya ağrı hissetmiyordu. Kanama genellikle hiçbir müdahale gerektirmeden birkaç dakika içinde kendiliğinden duruyordu.

Hastanede hemen çok kapsamlı muayeneler ve testler başlatıldı. Doktorlar, çocuğun vücudunda herhangi bir yaralanma veya kanamaya yol açacak yapısal bir bozukluk bulamadılar. Yapılan detaylı kan tahlillerinde, kan sayımlarının ve kanın pıhtılaşmasını sağlayan protein seviyelerinin tamamen normal olduğu görüldü. Hatta çocuğun kendisine zarar verip vermediği bile incelendi ancak böyle bir duruma rastlanmadı.

Uzmanlar laboratuvarda yaptıkları incelemelerde, çocuğun gözünden ve kulağından gelen sıvının kesin olarak gerçek kan olduğunu doğruladı. Her şey temiz görünüyordu fakat çocuk kan ağlamaya devam ediyordu. Ailenin verdiği bir ipucu ise bu gizemin açıklığa kavuşmasını sağlayacaktı.

Aile, bu korkutucu kanamaların genellikle çocuğun okulda ağır sınav dönemlerinden geçtiği, arkadaş baskısı hissettiği veya akademik başarı konusundaki ebeveyn beklentilerinin tavan yaptığı anlarda tetiklendiğini belirtti. Bunun üzerine doktorlar, hastayı acilen bir psikiyatriste yönlendirerek psikolojik değerlendirme başlattılar. Sonunda bu sıra dışı durumun, tıp dünyasında milyonda bir görülen ve stresle doğrudan ilişkili olan hematohidroz rahatsızlığı olduğu sonucuna varıldı.

Halk arasında kanlı terleme olarak da bilinen hematohidroz, sağlam deriden, ter bezlerinden veya gözyaşı kanalları, kulak ve burun gibi bölgelerden kendiliğinden kan gelmesi şeklinde tanımlanıyor. Uzmanlar, dünya genelinde bu konuda bildirilen vaka sayısının 50’den az olduğunu aktardı.

Bilim insanları, bu gizemli durumun özellikle Asya kökenli nüfustaki çocuklar ve gençler arasında dikkat çekici bir oranda kümelendiğini ifade etti. Bu rahatsızlığın aşırı duygusal stres, yoğun korku ve derin psikolojik travma dönemlerinde vücudun verdiği aşırı bir tepki olduğu belirtildi.

Bu nadir hastalığın arkasındaki biyolojik mekanizma ise tıp dünyasında hala büyük bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Benzer vakaları inceleyen uzmanlar, aşırı stres anlarında vücudun savaş ya da kaç tepkisi verdiğini dile getirdi. Bu esnada ter bezlerini çevreleyen kılcal damarlar inanılmaz bir baskıyla genişliyor ve adeta çatlama noktasına geliyor. Stres dalgası biraz hafifleyip damarlar aniden gevşediğinde ise bu damarlardaki kan ter bezlerinin içine sızıyor. Sonrasında vücut, bu kanı ter veya gözyaşı şeklinde dışarı fırlatıyor.

Teşhis konulduktan sonra 11 yaşındaki çocuk için hemen hibrit bir tedavi planı hazırlandı. Çocuk, dört hafta boyunca her hafta düzenli olarak konuşma terapisi yöntemi olan bilişsel davranışçı terapi seanslarına alındı. Aynı zamanda anksiyete semptomlarını ve kalp ritmini dengelemek için ilaç tedavisine başlandı. Bu kombine tedavi sayesinde mucizevi bir şekilde iki hafta içinde gözle görülür iyileşmeler kaydedildi. Çocuğun o korkutucu kanama nöbetleri çok ciddi oranda azaldı.

Tedavinin dördüncü haftasına gelindiğinde, kanamaların neredeyse tamamen bittiği ve sadece çok nadir, hafif vakalar şeklinde kendini gösterdiği rapor edildi. Üçüncü ayın sonunda ise çocuk normal günlük aktivitelerine tamamen geri döndü ve hiçbir belirti kalmadı.









